8 Mayıs 2017 Pazartesi

Acı vs

Bazı şeyleri çok fazla yaşadığınız zaman, mesela acıyı, özlemi ya da sevgiyi; bir süre sonra hepsinden uzaklaşmak istiyorsunuz. 
Öyle tahammülsüzüm, öylesine umutsuzum ki artık. Hissettiklerimi düşünmekten, yazmaktan, dile getirmekten kaçıyorum. Asla kötü değilim. Acı çekmek kötü olmak değil ki. Sadece bir süredir kendim olmaktan uzaklaştığımı hissediyorum. Acı hakkında düşünmem gerekiyor. Eninde sonunda yaşadığımız her şey bize acı verir ya da bizi mutlu eder. Duyguların özü budur.

Eğer, İsmet Özel'i dinlersem;
'acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman,
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.'Demem gerekir. 

Eğer, Murathan Mungan'ı dinlersem;
'acı çekecek yerlerimi yok etmeden,
acıyla baş etmeyi öğrendim.'
Demem gerekir.

Eğer kendimi dinlersem;
'ne yapmam gerektiğini bilmiyorum.'
Diyeceğim.

Her şeyi özlüyorum. Biten dizilerimi, okulumu, giden insanları, bazen kalanları. Umut güçlü bir duygu, sevgi güçlü bir duygu ama özlem hepsinden daha güçlü bir duygu.

Şimdi hayatımın bir parçası daha sona eriyor ve ne yapmam gerektiğini bilmiyorum. Özlemem gereken şeylerin sınırını çoktan çizmedim mi zaten? Onlardan ayrılalı çok olmadı mı zaten? Peki şimdi duygularımı bastırmaya çalışarak neyden kaçmaya çalışıyorum? Kendi kendime sorular sorup, kendi kendime cevaplar arıyorum. Keşke sorularıma cevap verecek birisi olsaydı. Ben sorsaydım, o cevapları bilseydi. Bu karmaşa var ya, işte bu karmaşa beni ben yapıyor. Karışmaktan yorulsam da, bıksam da; bilgisayarım başına geçip, yazarken kendimi sorguladığımda Amine gibi hissediyorum. Bu hep böyleydi. Hiçbir zaman basit düşünemedim. Hep basit yaşadım ama ben kompleksin kendisiydim.

Bu yazı nereye gidiyor, ne için yazıldı bende bilmiyorum. Ama 5 senede yaşadığım mükemmel günlerden kaçmaya çalıştıkça baş etmenin zor olduğunu anladım. Yüzleşmem gerektiğine karar verdim. Ve acı çeksem de, o acıyı her zaman nasıl göğüslüyorsam öyle yapacağım yine. Murathan Bey'i dinleyeceğim. 

Bir gün kim olduğunuzu aramaya çıktığınızda ki insanın kendini aramaya başlaması bir ömür sürebilir, olduğunuz kişiyi kabul edin. Sizi olduğunuz gibi kabul etmeyen insanları da yollayın gitsin.

Karmaşık bir insan, basit bir yaşam. Şimdi dönüşüm zamanı. Kafka Dönüşüm'ü çok severim. Bence Samsa acıyla baş etmeyi seçmedi. Kaçarken bir kapana kısıldı.

ASG 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder