hayatımızın dizi ve filmlerdeki gibi olmasını beklemek aptallık olur. aksiyon, fantastik, bilim kurgu ya da romantizm biz insanların işi değil. zaten hayatımın öyle olmasını istemezdim herhalde. ama hayat sıradanlaştığında kendimi sıradanlaşmış hissediyorum. ve bu bana göre bir şey değil. hareketli hayata alışan, her zaman bir şeyler üreten bünye tek düzeliğe tahammül edemiyor. şu an yine o kısır döngüdeyim. hayatlarımızın ancak bir kısır döngü içinde geçtiğine ve geçeceğine inanıyorum artık. kısır döngü kötü bir şey değildir belki de içeriği önemlidir.
sıkıştığımda hep yazıyorum. bu cümleyi kaç bin kez kurduğumu bilmiyorum. çünkü hep kenara sıkışıyorum. başka nedenlerden, başka zamanlarda, başka insanlar yüzünden ya da kendim yüzünden. bunları neden yazıyorum bilmiyorum. yazmam için bir neden olmasına gerek yok sanırım. yazdıkça düşüncelerim hafifliyor gibi geliyor. çünkü sürekli düşünüyorum. düşünen kadın diyebiliriz bana.
her zaman hayallerim vardı. her zaman bir şeyleri düşledim. sonra onlardan vazgeçmeye karar verdim. o günden beri hayal kurmuyorum. bir şeyleri yapmak için çabalamıyorum. evet ben bu değilim. kim olduğumu biliyorum ama oturup ağlamaktan ve sigara içmekten başka bir şey yapmıyorum. tam bir "freak." neden böyle oldu bilmiyorum. bilmek istemiyorum galiba. çok güzel hayalleri olan çok büyük düşünen bir çocuktum ben hep. sonra sıradanlaştım. her şey basite indirgendi benim için. huzurlu ve sakin bir hayat isteyen amine oldum. gerçekten bu muydu benim istediğim? yazarken ağlayan, ne yapacağını bilmeyen, sürekli kaçan, her şeyden kaçan bir insan olmak mı? bence değil.
idealistlik benim için anlamlıydı. çok anlamlıydı. ben hep başarılı olmayı sevdim. başarı benim için hep en önemlisiydi. daima kendimle yarıştım; şimdi yarışabileceğim bir ben bile yok ortada. hayalini kurduğum her şey çöp olmuş gibi geliyor. nasıl toparlanırım bilmiyorum. insanı kendisi ayağa kaldırır. başkaları değil. bir psikolog olarak bunu söylemem çok doğru. ben bir danışanı düzeltmem. kendisini düzeltmesi için gerekli olan şeyleri keşfetmesini sağlarım yalnızca . yani bu danışan görmeye başladığım zaman böyle işleyecek.
bugün bir soru sordum arkadaşlarıma, "HAYATIMIZ BU KADAR KOLAYKEN MUTSUZSAK, HAYATI ZORLUKLARLA DOLU İNSANLAR NE YAPIYOR?" bence onlar bizden daha mutlu. sorun hayatımızın kolay olmasında belki. hayattan daima doğru yanıtları alarak büyüdüğünüzde, hayat size yanıt vermezse ya da yanlış yanıt verirse mutsuz oluyorsunuz. her koşulu bilerek büyümemiz lazım.
şimdi bu yazıyı yayınlayacağım. elime bir kağıt kalem alıp yapmak istediklerimi yazacağım. yapmayacağım ama. çünkü önce gerçekten nerede olmak istediğime karar vermem gerekiyor. bu kararı verdiğimde görüşürüz.